Ana içeriğe atla

NATO Genel Sekreteri Üyelere Askeri Harcamaları Artırma Çağrısı Yaptı

New York Times, 9 Haziran 2025, 

NATO Genel Sekreteri, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ittifakın “kolektif savunmada büyük bir sıçrama” yapması gerektiğini belirterek, İngiltere ve diğer birçok üyenin şu ana kadar verdiği taahhütleri aşan düzeyde askeri harcama artışı çağrısında bulundu.

Londra'da konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İngiltere ve Avrupa’daki müttefiklerinin, Rusya’nın saldırganlığı ve ABD’nin geri çekilmesi karşısında ciddi bütçe baskılarıyla karşı karşıya kalacağını açıkça dile getirdi.

Hollanda'nın eski başbakanı olan Rutte, ittifakın uzun süredir ABD'ye haksız bir yük bindirdiğini iddia eden Başkan Trump'ın savunduğu, üye ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 5'ini askeri ve savunma ile ilgili faaliyetlere ayırma hedefini benimsemeleri için baskı yapıyor.

Rutte, yeni kriterleri 24-25 Haziran tarihlerinde Lahey'de düzenlenecek NATO zirvesinde resmen kabul ettirmeyi umuyor. Fakat üye ülkelerin bu hedefe ne zaman ulaşmaları gerektiği konusunda henüz bir takvim belirlemiş değil; üstelik bu hedef hâlâ oldukça uzak görünüyor.

İngiltere, yurtdışı yardımlardan aktarılan kaynaklarla 2027 yılına kadar askeri harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın %2,5’ine çıkarma taahhüdünde bulundu. Başbakan Keir Starmer, on yıl içinde %3’lük bir hedef belirledi; ancak paranın nereden sağlanacağı netleşmeden daha kesin bir tarih vermekten kaçındı.

Analistlere göre, savunma harcamalarını %5’e çıkarmak, halihazırda zorlayıcı bir kamu maliyesiyle boğuşan İngiltere açısından siyasi açıdan sancılı tavizleri beraberinde getirecektir. İngiltere şu anda ekonomik çıktısının %2,3’ünü savunmaya harcıyor. Bu oran, Fransa ve Almanya’nın üzerinde; ancak %3,4 ile ABD’nin gerisinde kalıyor.

Rutte, Londra’daki düşünce kuruluşu Chatham House’da yaptığı konuşmada, “Ülkelerin faturayı nasıl ödeyeceğine karar vermek bana düşmez,” dedi. İngiltere’nin %5’lik hedefi yerine getirmemeyi seçebileceğini söyleyen Rutte, “Ulusal Sağlık Servisi ve diğer kamu hizmetlerini devam ettirebilirsiniz,” ifadelerini kullandı.

Fakat ardından ekledi: “Ama o zaman Rusça öğrenmeye başlasanız iyi olur.”

Rutte, daha inandırıcı bir askerî caydırıcılık oluşturulmazsa Rusya’nın beş yıl içinde NATO’ya karşı etkili bir saldırı düzenleyebileceğini söyledi. Rusya’nın mühimmat üretiminin NATO’dan dört kat daha hızlı olduğunu kaydeden Rutte, buna rağmen stoklarının, Ukrayna savaşındaki yoğun tüketim nedeniyle daha yavaş arttığını ifade etti.

Rutte, Rusya’nın Kiev ve diğer şehirlere yönelik yıkıcı hava saldırılarını örnek göstererek, İngiltere ve diğer üye ülkelere hava ve füze savunma sistemlerinin üretimini %400 artırma çağrısında bulundu. Ayrıca, binlerce tank ve zırhlı araç ile milyonlarca ilave top mermisi üretilmesi gerektiğini vurguladı.

Daha önce Başbakan Starmer ile bir araya gelen Rutte, harcama hedefinin gündeme gelip gelmediğini açıklamadı. Ancak geçen hafta yayımlanan ve silahlanma ile askeri altyapıya yönelik iddialı yatırımlar öneren stratejik savunma incelemesi nedeniyle İşçi Partisi hükümetini övgüyle andı.

Pazartesi günü sabah saatlerinde Rutte ve İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İngiltere’nin kuzeyinde yer alan Sheffield kentinde, Kraliyet Donanması’na ait denizaltılarda kullanılan nükleer sınıf bileşenler için çelik parçalar üreten bir fabrikayı ziyaret etti.

Bay Starmer, 12 adede kadar yeni saldırı denizaltısının inşası ve diğer silah sistemlerine milyarlarca sterlinlik yatırım yapılmasını içeren planlarını açıkladı. İngiltere, 7.000 adede kadar uzun menzilli silah satın alacak, Ukrayna savaşında ölümcül etkinliği kanıtlanmış insansız hava araçlarının üretimine yatırım yapacak ve kritik su altı altyapısının güvenliği için kaynak ayıracak.

Starmer, İngiltere’nin karşı karşıya olduğu tehdidi “Soğuk Savaş’tan bu yana hiç olmadığı kadar ciddi, acil ve öngörülemez” şeklinde tanımladı. Ayrıca İngiltere’yi, Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir köprü olarak konumlandırdı.

Ancak Starmer’ın sert üslubuna rağmen, başbakan hâlâ sıkı kamu maliyesi ve hükümetin Ulusal Sağlık Servisi gibi iç önceliklere daha fazla kaynak ayırma zorunluluğu nedeniyle istediği gibi hareket edemiyor.

Bu hafta açıklanması planlanan harcama incelemesini hazırlayan Maliye Bakanı Rachel Reeves, konut, güvenlik güçleri ve Londra’daki altyapı projelerine yapılan yatırımların yetersizliğinden şikâyet eden diğer kabine üyeleri ve belediye yetkililerinin baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Rutte, İngiliz hükümetinin yapmak zorunda olduğu tercihlere anlayışla yaklaştığını belirterek, hükümetin ya vergileri artırabileceğini, ya diğer programlardaki harcamaları kısabileceğini ya da bütçe açığındaki artışı kabul edebileceğini söyledi.

Hollanda, gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık %2,05’ini savunmaya harcıyor. Bu oran, Rutte’nin başbakan olduğu dönemde %1,3 seviyesindeydi. Söz konusu artışın bir kısmı, Rutte’nin NATO’nun en üst düzey göreviyle ilgilenmeye başladığı döneme denk geliyor.

Rutte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir V. Putin’i Ukrayna ile ateşkes müzakerelerine başlamaya ikna ederek “çıkmazı aşmasını” sağladığı için Trump’ı överek siyasi içgüdülere sahip olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, Trump’ın baskısıyla NATO’nun Ukrayna’ya yaptığı üyelik teklifini geri çekeceği yönündeki iddiaları da önemsemedi.

Ancak NATO zirvesinin başka konulara odaklanacağını, bu nedenle Ukrayna’nın gelecekteki üyeliğinin gündemin ön sıralarında yer almayacağını söyledi.


Çeviri: Dünya Yanarken

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye Afrika'da görünmez bir güç mimarisini nasıl inşa etti?

The Africa Report Shay Gal* 30 Ekim 2025 Ankara'nın Afrika'daki erişimi artık insansız hava araçları veya sözleşmelerden ziyade, egemenliğin kendisini sessizce yeniden şekillendiren kurumlar, standartlar ve sembollere dayanıyor. Fransa Sahel'de üç renkli bayrağını indirmesini sık sık Rusya ve Wagner'e atıfta bulunarak açıklıyor. Bu anlatı konforludur: görünür bir düşmanı tanımlamak, sahaya yayılmış bir rakibi tanımlamaktan daha kolaydır. Ancak en çarpıcı gelişme Rus paralı askerler değil, Türkiye'nin görünmez bir güç mimarisini yavaş yavaş inşa etmesi. Asıl önemli olan çöl üzerindeki insansız hava araçlarının gösterisi değil, Fransız vesayetinin yerini yavaş yavaş Türk himayesine bırakan kurum ve sembollerin birikimidir. Hiçbir zaman Françafrique'in bir parçası olmayan Somali bu yöntemi örneklemektedir. Afrika'da Türkiye: Ticaret, güvenlik ve karmaşık Etiyopya-Somali arabuluculuğu Ankara, Mogadişu havaalanı çevresinde paralel bir egemenlik gibi görünen bir y...

Konfüçyüsçülük Çin Komünist Partisi'ni nasıl geri kazandı?

The Economist İki bin yıllık bir bilge Xi Jinping'in nezdinde değerini kanıtlıyor 23 Haziran 2021 ... Konfüçyüsçülük, Mao Zedong'un Komünist devriminden önce bile demode olmuştu. 1900'lerin başında, çökmekte olan Qing hanedanlığı altında Çin modernleşme mücadelesi veriyordu. Ülkenin teknolojik gelişimi, geleneklere duyulan saygı ve yeni yabancı düşüncelere duyulan şüphe nedeniyle engelleniyordu. Konfüçyüsçülük ilerlemenin önündeki engellerden biri olarak görülmeye başlandı. Ancak 1949'da iktidarı ele geçiren Komünistler döneminde Konfüçyüsçülük tamamen lanetli haline geldi. Mao, Konfüçyüsçü inanç sistemini burjuva ve gerici, halkı çok uzun zamandır kontrol altında tutan bir felsefe olarak görüyordu.  ... Mao'nun 1976'daki ölümünden sonra parti Konfüçyüs ile yavaş yavaş barışmaya başladı. Bu kısmen Mao'nun döneminin doktrinlerini geride bırakmanın bir yoluydu. Deng Xiaoping'in ülkeyi yönettiği 1984 yılında, Konfüçyüs'ün doğum gününü onurlandırmak için...

İran lideri Amerika'nın sallantıdaki rejimini kurtarabileceğini umuyor

The Economist 07.05.2025 ... İran ve Amerika arasında İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programına ilişkin görüşmeler dördüncü turuna giriyor. Görüşmeler, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının sınırlandırılması konusunda 2015 yılında Ortak Kapsamlı Eylem Planı'na (JCPOA) yol açan görüşmelerle büyük ölçüde aynı zemini kapsıyor. Ancak süreç ve üslup eskisinden temelden farklı. O zaman İran yedi dünya gücü ile müzakere ediyordu. Bugün ise sadece Amerika ile. On yıl önce İran'ın elitleri bölünmüş durumdaydı. Şimdi ise dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in arkasında birleşmiş durumdalar. Önceden, Bay Hamaney şüpheciydi. Bugün ise görüşmelerin denetleyicisi ve savunucusu. Bir zamanlar onun muhafız birliği olan Devrim Muhafızları kendilerini herhangi bir anlaşmanın kurbanı olarak görüyordu. Bugün ise bundan kazançlı çıkmayı umuyorlar. İran sokakları bu değişimi yansıtıyor. Büyük Şeytan'ın sembolleri birer birer yok oluyor. Devrimcilerin eski kalesi Tahran Üniversites...