Ana içeriğe atla

Çin'in Afrika'daki yatırımlarının doğası nedir?

redstreamnet

Çin'in Afrika'daki yatırımlarının doğası nedir? Bu çok tartışılan konuyu derinlemesine inceliyoruz. 

Çin'in Afrika'daki rolü gerçekten de Batınınkinden herhangi bir noktada farklılaşıyor mu? 

Bu yılki Afrika-Çin zirvesinde Çin kıtaya toplam 51 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. 

Çin Afrika'nın en büyük borç vericisi, ticaret partneri ve yatırımcısı. 

Pek çok Afrikalı Batı'nın sömürgecilik tarihi karşısında, Çin'i daha güven verici bir partner olarak görüyor.. 

Çin aynı zamanda [Afrikalı hükümetlerden -ç.n.] Batı'nı talep ettiği liberal reformları talep etmiyor. 

Pek çok Afrikalı Batılıların küstahlığından ve "demokrasi" konusundaki ikiyüzlü talepleriden bıkmıştır. 

Fransız televizyoncu Demokratik Kongo başkanına soruyor: "Bizzat kendileri demokratik olmayan Çin'in ve Rusya'nın Afrika'daki ilerlemeye katkıda bulunabileceğini nasıl düşünebiliyorsunuz?"

Demokratik Kongo Başkanı Felix Tshisekedi: "Düşünebiliyoruz çünkü sizin bu [üstenci -ç.n.] yaklaşımınızla gelmiyorlar bize. Bize bu küstahça, bu ders verir tavırla gelmiyorlar." 

Peki şimdiye kadar Çin yatırımları kıtaya ne getirmiştir? Bakır zengini bir ülke olan ve 2020'te bir eurobond ihracı sonucu temerrüde düşen Zambiya'ya bakalım. O dönemdeki ülkenin ödenmemiş borçlarının 6,6 milyar dolarlık kısmı Çin'e olan borçlarından oluşuyordu. Dört yılda geçti ve Çin yoksul ülkenin borcunu affetmeye hiçbir şekilde yanaşmadı. Bunun yerine Zambiya'nın borcunun daha da arttıracak şekilde borcun yeniden yapılandırılmasını talep etti. Bunun da ötesinde Çin borçlarının ortalama faizleri Batılı ülkelerin verdiği borçlardan daha yüksektir. Bu arada ülkenin doğal kaynakları Çin dahil pek çok ülkeye haraç mezat satıldı. 

İkinci olarak, Kenya'ya bakalım. Çin bu ülkede gelecekte bölgedeki ülkeleleri birleştirecek bir uluslararası demiryolunun inşasını finanse edecekti. Yedi yıl geçti ama demiryolu inşası hâlâ tamamlanmış değil. İnşaat ardı arkası kesilmeyen yolsuzluk skandallarına battı ve Kenya'ya 4,7 milyar dolarlık bir borç bıraktı.

Çin ayrıca Afrika ülkeleriyle eşit olmayan bir ticaret ilişkisine sahiptir. Afrika ülkeleri Çin'e ham maddeler ihraç ederken, Çin'den mamul mallar satın almaktadır. Bu batının yoksul ülkeleri yapısal reform borçlandırmalarıyla köleleştirmesinin uzun tarihini andırıyor. Ve farklı bir retoriğe sahip olmasına rağmen, Çin'in de Batının yaptığı pek çok şeyin aynısını yaptığı görülüyor. Bu durumda, Çin'in gerçekten herhangi bir farkı var mı? Yoksa sadece farklı bir yüzle aynı emperyalizm mi söz konusudur? 

kaynak: https://x.com/redstreamnet/status/1843616691756118415
çeviri: Dünya Yanarken

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye Afrika'da görünmez bir güç mimarisini nasıl inşa etti?

The Africa Report Shay Gal* 30 Ekim 2025 Ankara'nın Afrika'daki erişimi artık insansız hava araçları veya sözleşmelerden ziyade, egemenliğin kendisini sessizce yeniden şekillendiren kurumlar, standartlar ve sembollere dayanıyor. Fransa Sahel'de üç renkli bayrağını indirmesini sık sık Rusya ve Wagner'e atıfta bulunarak açıklıyor. Bu anlatı konforludur: görünür bir düşmanı tanımlamak, sahaya yayılmış bir rakibi tanımlamaktan daha kolaydır. Ancak en çarpıcı gelişme Rus paralı askerler değil, Türkiye'nin görünmez bir güç mimarisini yavaş yavaş inşa etmesi. Asıl önemli olan çöl üzerindeki insansız hava araçlarının gösterisi değil, Fransız vesayetinin yerini yavaş yavaş Türk himayesine bırakan kurum ve sembollerin birikimidir. Hiçbir zaman Françafrique'in bir parçası olmayan Somali bu yöntemi örneklemektedir. Afrika'da Türkiye: Ticaret, güvenlik ve karmaşık Etiyopya-Somali arabuluculuğu Ankara, Mogadişu havaalanı çevresinde paralel bir egemenlik gibi görünen bir y...

Konfüçyüsçülük Çin Komünist Partisi'ni nasıl geri kazandı?

The Economist İki bin yıllık bir bilge Xi Jinping'in nezdinde değerini kanıtlıyor 23 Haziran 2021 ... Konfüçyüsçülük, Mao Zedong'un Komünist devriminden önce bile demode olmuştu. 1900'lerin başında, çökmekte olan Qing hanedanlığı altında Çin modernleşme mücadelesi veriyordu. Ülkenin teknolojik gelişimi, geleneklere duyulan saygı ve yeni yabancı düşüncelere duyulan şüphe nedeniyle engelleniyordu. Konfüçyüsçülük ilerlemenin önündeki engellerden biri olarak görülmeye başlandı. Ancak 1949'da iktidarı ele geçiren Komünistler döneminde Konfüçyüsçülük tamamen lanetli haline geldi. Mao, Konfüçyüsçü inanç sistemini burjuva ve gerici, halkı çok uzun zamandır kontrol altında tutan bir felsefe olarak görüyordu.  ... Mao'nun 1976'daki ölümünden sonra parti Konfüçyüs ile yavaş yavaş barışmaya başladı. Bu kısmen Mao'nun döneminin doktrinlerini geride bırakmanın bir yoluydu. Deng Xiaoping'in ülkeyi yönettiği 1984 yılında, Konfüçyüs'ün doğum gününü onurlandırmak için...

İran lideri Amerika'nın sallantıdaki rejimini kurtarabileceğini umuyor

The Economist 07.05.2025 ... İran ve Amerika arasında İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programına ilişkin görüşmeler dördüncü turuna giriyor. Görüşmeler, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının sınırlandırılması konusunda 2015 yılında Ortak Kapsamlı Eylem Planı'na (JCPOA) yol açan görüşmelerle büyük ölçüde aynı zemini kapsıyor. Ancak süreç ve üslup eskisinden temelden farklı. O zaman İran yedi dünya gücü ile müzakere ediyordu. Bugün ise sadece Amerika ile. On yıl önce İran'ın elitleri bölünmüş durumdaydı. Şimdi ise dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in arkasında birleşmiş durumdalar. Önceden, Bay Hamaney şüpheciydi. Bugün ise görüşmelerin denetleyicisi ve savunucusu. Bir zamanlar onun muhafız birliği olan Devrim Muhafızları kendilerini herhangi bir anlaşmanın kurbanı olarak görüyordu. Bugün ise bundan kazançlı çıkmayı umuyorlar. İran sokakları bu değişimi yansıtıyor. Büyük Şeytan'ın sembolleri birer birer yok oluyor. Devrimcilerin eski kalesi Tahran Üniversites...